yaralı yanlar2

Herkesin inanıyorum ki düğünlerde başına gelmiş komik anıları vardır , bu kadar da kesin konuşuyorum. Ama buna neden olan şey alkol müdür toplu bir aura patlaması mıdır bilinmez. Şimdilik bunu aura patlaması olarak alalım, kabul görsün bu aramızda olur mu. Hep böyle hayali kabullerle yaşasak ne mutlu oluruz be. Neyse bu aura patlamaları genelde o düğün başlamadan ortalıkta koşuşan çocukların ölmeleriyle pik noktasına gelir. Düğün bir zincirleme reaksiyondur olanların sırası çok nadiren değişir ve bir olay diğerini tetikler sıralıyorum;

İki insan tanışır , evlenmeye kara verip bir düğün salonu tutarlar (kıyametin koptuğu yer)ve tanıdıkları ne kadar insan varsa (insandan kasıt potansiyel kaşık sesine oynarım tipi insan) hepsine davetiye gönderip biz bu gece sevişeceğiz sizi de bu mutlu günümüzde yanımızda görmekten onur duyarız derler. Davet edilenleri alır bir panik ne giyilecek, ne takılacak, kimler gelecek, dedikodu başlıkları neler olacak, bu dedikodu maratonunda tempoya ayak uydurabilecek kondisyon var mı bende gibi sorular neronlarda uçuşur ve havada birbiriyle çarpışan fikir tufanı insanlar üzerinde büyük bir enerji depo eder. Bu hazırlık evresidir.

Düğün günü davetliler yavaş yavaş gelmeye başlar en şık kıyafetleri ile. Herkesi yeri vardır hısımlar uzak oturtulur kasten, kız tarafı erkek tarafı derbiye gelmişler gibi tip tip bakarlar birbirlerine. Tüm gece kız tarafında hey be bizim kızı almak o kadar kolay değildir göreces takı töreninde dibinizi erkek tarafındaysa kaptı kızıveya bu gece sizin kız artık bizim olacak gibi görüşler sahte tebessümlere binip dans pistinin (meydan muharebesinin olacağı alan) üzerinde gidip gelirler. Bu bakışmalar masalara gelen dandik limonatalara gömülme ve ortalıkta amaçsızca koşan çocuklar yüzünden kısa bir molaya gider. Çocuklar koşar. İki tarafın çocukları masların altına girerler, oynarlar, kaybolurlar keyifleri yerindedir. Eğlencelidir bu kısım herkes yapmıştır çünkü. Masada büyükleri ile oturan çocuk sevilmez en kısa zamanda baştan çıkarılır.(baştan çıkarılamazsa sonradan muhakkak tanınır)…Sonra gelin damat gelir takı töreni mıy mıy dans ederler ve ne olursa orda olur işte bünyeler biriken aura taşmak zorunda bu potansiyel kinetiğe çevrilmek durumundadır. Çalan oynak bir havayla muharebe alanı kalabalıklaşmaya başlar. Çocuklar başlarına gelecek şeylerden habersiz koca loplu teyzelerle, göbeğinin altından kemer geçiren amcaların arasından koşup kovalamaca oynarlar.Ama artık geri dönülemez bir evreye girilmiştir mastika çalıyor ve yetişkin kimse oturmuyordur.Ucu bucağı olmayan sonu gelmeyen bir halay başlar artık kız tarafı erkek tarafı kalmamış herkes coşmuş halay tepiyordur.Ben çıkıp önce çocuklar ve kadınlar diye bağırırım her seferinde ama repliğimi tamamlamama bir teyze kaba eti izin vermez. Halayın arasında kalan çocuklardan bir daha haber alınamaz tuvalete gitmek isteyenler çoktan altlarına işemişlerdir. Çünkü halay çekenler o derece çıldırırlar ki masalara sürten kaba etleri kıvılcımlar çıkartmaya başlar. Orta yaş grubu, gençlere özenip daha çok oynayacağım ulan diye kalp krizi geçirerek biraz popülasyonda azalmaya neden olsa da Halay gücünden zerre kaybetmemiştir. Çevresindeki herkesi içine çeker kaçış yoktur , giriş yoktur çıkış hiç yoktur, halaydan çıkmaya çalışanın kolu kopartılır. Bu reaksiyon evresidir.

Sonunda herkeş ölür . Ve reaksiyon tamamlanır, sonunda ortaya çıkan ürüne evlilik denir. Biz bunu seviyoruz düğünde çok mutluyuz. İki insan sevişecek diye bu kadar kayba gerek var mı ? Bir millet bu kadar mı meraklı sevişecek birilerini görmeye? Var ve evet.Dünyanın her yerinde insanlar düğün yapıyor ama bu kadar akılda kalmıyor. Katılan çocuğun geleceğini meslek yaşamını bile belirler bizim düğünler.Düğün sadece sevişeceğini alenen duyuran çifti tebrik ediş ve en çok eşli insanın bile duruma özenişidir. Buda ürün evresidir.

Birileri hayatla ilgili öğüt verip duruyor dibinde son nefeslerin.

Gözaltında gözaltı çizgilerim.

Bilardo masası üstünde mülteciyim yine

Pike üstüne pike.

Yaşamda son bir haftan kaldığını bilirken bile,

Doyasıya yaşanılacak yedi günün omuzlarında oturuyor ölüm korkusu.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: