seçim

Seçmeyi becermek kolay bir mevzu değil.Ne istediğine dikkat etmelisin gerçekleşebilir…

Tüm farkındalığın açık olması gerekmektedir doğru seçimi yapabilmek için…Aslında biz seçimlerimizi yapıp geldik bu dünyaya şimdi onları bulup sonuçlarına katlanmayı bekliyoruz…Kimisi buna kader diyor…Bence doğduğumuzda çoktan yapmış oluyoruz seçimlerimizi, sadece ilerledikçe yaşarken fark ediyoruz neleri seçtiğimizi…Seçimlerimiz zamanı kontrol ediyor. Bir arzu ancak tüm şartlar uygun olursa gerçeklenir…Bu şartlar nelerdir, birincisi bir istek sadece ve sadece size fayda sağlayamaz çevrenizdeki herkesin selameti için arzuladığınız bir şey gerçek olabilir, birileri bu işten zarar görecekse bu istek zamana yayılır…İkincisi isteğinizi ağzınıza pelesenk ederek değil yüreğinizle önünüze katıp gerçekleştirebilirsiniz…Üçüncüsü kontrolün sizde olması için çaba sarfetmeye çalışmayın, bir şeye ancak ondan vazgeçebildiğinizde sahipsiniz demektir…Dördüncüsü aslında istemek zorunda olduğumuzu değil, gerçekten yapmak istediğimize yönelmeliyiz, isteklerimizi çarpışmamalı bir istek diğerinin öne geçmemeli.Çünkü bir isteğin olamayışının en önemli nedeni insanın o istediğinin önüne başka işlemler koymasıdır…Beşinci gerçekleşen istekleriniz için minnettar olun, yoksa arzuladıklarınızı size vermeyecektir evren. Değerini bilemeyeceğiniz için başka şekillerde geri alır sizden, ve yine sonuç tatminsizlik olur.

Bir an için istediğiniz herşeyin kesin olduğu bir dünyada yaşadığınız gerçeğini düşünün, “aslı böyle, şimdi bunu görüyorsanız böyle olduğunu bilin”…Tam bir felaket olurdu, herkes nasılda aklına kötü şeyler getirmemek için uğraşırdı…Aklına gelirse başına gelecek…Veya bir an istediğiniz şeylerin hepsinin olacağını ama asla istediğiniz formatlarda önünüze gelmeyeceğini düşünün, kaçırabilirsiniz…Eğer bunu kaçırmayı seçerseniz “farkında olmazsanız” evren  aslında bunu istiyorsun demek diye size ona göre bir yaşantı sunacaktır…Şimdi bana bu yaşadığımız dünyadan bu kurduğumuz hayalin farkını açıklayabilir misiniz? Bence işiniz zor, çünkü fark yok…

Tanrılarımız aklımızda bir fikrin oluştuğu yerdedir…İstediğimiz herşey oluyor…Yemek yapar gibi, herkesi tatmin edemezsin, kendin için pişiriyorsan lezzet almak için ateşi doğru ayarlaman, yağını ,tuzunu doğru koyman gerekir…Burada doğru dediğim şey asla formülü olan bir şey değil sana bağlıdır…Sen isteklerini hayal gücüne göre yaparsın, insanlara hayallerini sorun kim olduğunu anlarsınız, sınırlarını göreceksiniz…Yaşamın lezzetini hayallerin sınırladığı kadar alırsın…Her şeyin sebebi sensin yalnızsın ve bildiğin inandığın her şey sen öyle olmasını istediğin ve seçtiğin için başına geldi…İstemek yemek sipariş etmek gibidir, hayata hergün siparişler verip duruyoruz…Pizza söylediğinizde evde oturup pizzacıyı beklerken “acaba gelecek mi” “yoksa başına birşey mi geldi” diye evhamlanmazsın çünkü bilirsin pizzacının geleceğini…Duşa acelece girip çıkarsın kaçırmamak için kapı zilini, çünkü siparişinizin geleceğine inanmıyorsunuz, biliyorsunuz…

İnançta şüphe vardır, “evet en kuvvetli tanrı inancında bile kimi zaman acaba sorusu oluşur” oysa bilmek var olmak demektir…Bilmek sadece matematik sonucu değildir, beynin problem çözme yetisi birden fazladır ve aslında gördüğünüzü zannettiğinizin üzerinde bir görme yeteneğiniz var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: