spiral

Yaşam bir merdiven boşluğudur…

Bu evrendeki algıladığımız herşey bizim daha öncesinde kabul ettiklerimize dayanır…Ben size kendi kabulümü anlatayım…

Madde denilen şeyin sert veya yumuşak olduğunu, veya daha net sorayım var olduğunu bize kanıtlayan şey nedir onu o şekilde kabul ediyor olmamızdan başka…Ben diyorum ki aslında madde boşluktan oluşur…Eğer ki biz maddenin en küçük yapı taşı atomu incelersek bir çekirdek yapının ve çevresinde bir elektron gezindiğini görürüz…Atomik boyuttaki bir parçayı örneğin futbol sahası haline getirirsek, atom çekirdeğini santraya koyarsak elektron stadın çevresinde geziyor olur…Peki aradaki boşluk bu kadar fazla iken neden nasıl oluyorda hala boşluğu göremiyoruz…Hayat boşluklardan oluşur onları biz doldururuz...

Biliyoruz ki herşeyin bir titreşimi var. Tüm maddelerin ve bu maddelerin görünmeyen  iç enerjilerinin de titreştiğini biliyoruz.(görünmeyen dediğim gözle görmeyi seçmediğimiz anlamında).Tüm hislerimizin, düşündüklerimizin bir titreşimi var bir çekim gücü var…Ve bu güç demin anlattığım madde denen şeyin içinde var olan boşlukta ilerler durur…Bunu biz yaratıp yollarız…Bu enerji bu titreşim bizden tüm evrene boşluklar aracılığı ile gider…Örneğin korku korku boşluklardan en hızlı biçimde giden ve ağı en yaygın olan histir…Bir süre sonra yaymış olduğunuz korku titreşimleri size geribildirimleri yapmaya başlar…Kendini muhafaza etme duygusu, endişe ve tedbir alma duygusu da size yarar sağlamaz…Bir başka olgudan bahsedersek, aslında tüm bu hislere kısa bir isim versek “arzu” tüm arzuladıklarımız başımıza geliyor sonucu açık ve net görülmektedir. Sistem eşsiz biçimde işler…Bir şeyi görmeye çalışırken arada ışığı geçirmeyen bir madde olursa görmek istediğinizi göremezsiniz…Ona çarpan ışık taneleri gözünüze gelemez sizde algılayamazsınız çünkü arada ondan önce algıladığınız ve onu görmenizi engelleyen başka bir madde vardır…Arzuladığınız şey için boşlukları kullanın…Sahip olduğumuz bize işlenmiş bir ağ var, en çok kullanılan yollar en büyükleri.Aydınlanış sürecinde tıkanan yollar açılacak ve arzu edilen güzelliklere herkes birden ulaşabilecek. Ne kadar kısa sürede aydınlanır ne kadar çok istersek tüm gezegen hak ettiğimiz basamağa basacağız…Yükseliş hızını arttıracağız…Toplumun arzusu, bireyin arzudan çok daha kuvvetlidir…

Bizde birer maddeyiz ama boşlukları bu kabullerimiz dolduruyor,  neyi kabul etmek gerekir sorusu çıkıyor ortaya? Öncelikle bir gereklilik yok…kendinizi kandırmayın eğer arzuladığınız şey başınıza gelmiyorsa boşluklardan onu size getirecek titreşimler yerine başka hisler yolluyorsunuz demektir..Hak ettiğinizi yaşıyorsunuz, sistem eşsiz biçimde işler…

Hayat bir merdiven boşluğudur, spiral şeklindedir…Dev bir orta boşluğu vardır trabzanlar arasında,  bu boşluktan hayat enerjisi akar, total hayat enerjisi. Kaynağı yukarıdadır, ilerleme ve yükseliş arzusu bu sebepledir. Kaynak en yukarıdadır… Varlıklar merdivenlerde dururlar. Her basamak birer enerjidir, onlara gelen bir tecrübedir…”insanlar” basmak istedikleri basamakları , çekerler yaydıkları frekanslarla ve bulundukları basamağı hak etmişlerdir…Elimizi bazen merdiven boşluğuna doğru uzatır akan enerjiden faydalanırız, dokunuruz ona. Bu hayat merdiven boşluğu gibidir amaç yükselmek ve kaynağa varmaktır.Hepimizin gitti yer orasıdır, yükselebildiğin kadar yükselirsin.Basamaklar görülmezdir, farkındalıkla ortaya çıkar. Ne kadar istersek o basamağı o kadar görürüz.

İnsanların yaptığı en büyük hata, birbirimizden ayrı varlıklar olduğunu düşünmektir…Birbirimizi bu merdiven boşluğunun içinde farklı basamaklarda görünce düşünceler oluşur, halbuki herkes üst üste binmiş gibi görünse de, bu merdiven boşluğunda kendi yolu vardır…Basacağı zaman vardır…Basma arzusu vardır…Kimse kimseden altta veya üstte değildir…Spiral yapıda bulunduğumuz katı sadece kendimiz için değerlendirebiliriz…Yaşadıklarımızın zamanından ötürü, başkalarının hak etmediğini söyleyemeyiz, bunu düşünmek hatadır. Birinin daha önce basmış olduğu görülür kılınmış bir  basamağa basmak mümkündür. onun farkındalığından yararlanmak mümkündür… Yalnız bu basamağı ilk açanı kesinlikle ilgilendirmez, ondan sonra gelenlere bakması ve kendi ile ilgilenmesi sadece farkındalığını kısıtlar ilerlemesini engeller…Herkes istediği basamağa basar kimseyi bu şekilde yargılayamaz ve değerlendiremeyiz…Çünkü başkası diye bir kavram yoktur, bizim muhatabımız aynı basamakta olanlar veya bizim açtıklarımıza basanlar değil, tüm insanlıktır…Kimseyle faklı bir yerde değiliz, ve herkesin özünde istediği şey aynıdır. Sonunda ulaşılacak şey aynıdır. Düşünceleriniz, z sizin önünüzde koşarsa ve siz onlara yetişmeye çalışırsanız ulaşılacak olana daha evvel ulaşırsınız… Bu bir tercihtir…Zaman bir ilizyondur hepimizin şimdisi aynıdır… Oluşmakta olan geleceğimiz gibi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: